
Sonbahar mevsiminin etkisini artırdığı ekim ayının ilk haftasında, Türkiye'nin doğu ve güney kesimleri için mülki idare ve meteoroloji otoritelerinden kritik bir hava tahmini raporu paylaşıldı. Yapılan son teknik değerlendirmelere göre, yurdun batı şeridinde parçalı ve az bulutlu bir gökyüzü hakim olurken; Akdeniz havzası, İç Anadolu'nun güneyi ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ani hava değişimleri kapıyı çalacak. Atmosferdeki cephe hareketliliği sebebiyle yerel olarak çok kuvvetli ve gök gürültülü sağanak yağış geçişleri hesaplanıyor.
Şiddetli yağış potansiyeli ve ani hava kütlesi değişimleri sebebiyle sarı kodlu alarm durumuna geçirilen şehirlerin listesi şu şekilde duyuruldu: Adıyaman, Bingöl, Diyarbakır, Erzurum, Hatay, Malatya, Siirt, Van, Şırnak, Osmaniye, Ağrı, Bitlis, Elazığ, Hakkari, Kars, Muş, Tunceli, Batman ve Iğdır.
Toz Taşınımı ve Dereceler Aşağı İniyor
Hava tahmin raporlarında, yağış dalgasının yanı sıra Güneydoğu Anadolu Bölgesi genelini etkisi altına alması beklenen bir diğer meteorolojik hadiseye daha dikkat çekildi. Suriye ve Irak sınır hattı üzerinden gelmesi öngörülen yoğun toz taşınımı sebebiyle bölge genelinde görüş mesafesinde belirgin bir azalma ve hava kalitesinde ciddi düşüş yaşanabileceği açıklandı. Sıcaklık cephesinde ise batı kentlerinde mevsim normalleri korunurken, güneydoğu illerinde derecelerin 4 ila 6 derece birden azalacağı aktarıldı.
Öğle saatlerinden itibaren etkisini artıracak olan yağışların özellikle Osmaniye, Kahramanmaraş, Hatay'ın kıyı kesimleri, Karaman, Malatya'nın güneyi, Elazığ, Tunceli, Erzurum, Bingöl, Muş, Bitlis, Hakkari, Şırnak, Ağrı, Iğdır ve Kars çevrelerinde sel yaratabilecek düzeye ulaşması bekleniyor.
İçişleri Bakanlığından Acil Durum Tedbiri Çağrısı
Afet koordinasyon merkezleri ve İçişleri Bakanlığı, yayımlanan bu risk tablosunun ardından yerel idareleri ve vatandaşları teyakkuza geçirdi. Yapılan resmi açıklamada, ani sel baskınları, yıldırım düşmesi, yerel dolu yağışları ve yağış anında fırtınaya dönüşebilecek kuvvetli rüzgarlara karşı tedbirli olunması istendi.
Zemin katlarda yaşayan vatandaşların ve dik yamaç hatlarındaki yerleşim birimlerinin su baskını riskine karşı hazırlıklı olması, sürücülerin ise özellikle karayollarında oluşabilecek su birikintileri ve ulaşımda aksamalara karşı hız sınırlarını düşürmeleri önemle tavsiye ediliyor.


