İhbar Hattı

Arif Güran'ın adalet yürüyüşü başladı! Kızımın hakkı yerdedir

Diyarbakır Bağlar'a bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolmasından 19 gün sonra cesedi bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın ölümünün aydınlatılması için babası Arif Güran, kızının mezarı başında yaptığı açıklamanın ardından Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne yürüyüşünü başlattı.

Yazar Haber Merkezi
Kaynak Trendhaber.com
Yayınlanma
Güncelleme
Yapay Zeka ile Özetle

Diyarbakır Bağlar'a bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolmasından 19 gün sonra cesedi bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ın ölümünün aydınlatılması için babası Arif Güran, kızının mezarı başında yaptığı açıklamanın ardından Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne yürüyüşünü başlattı.

Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde, kaybolduktan 19 gün sonra, 8 Eylül 2024’te dere yatağında çuvalda, üzeri 30, 25 ve 20 kilogram ağırlığında 3 taşla kapatılıp çalılıklarla gizlenmiş halde cansız bedeni bulunan Narin Güran’ın babası Arif Güran, Ankara’ya yürüyüş başlattı. Kızının mezarı başında açıklamalarda bulunan Güran, “Benim bu yola çıkmamın tek sebebi kızımın hakkıdır, kızımın hakikatidir. Ben Narin için değil yollara, ölmeye bile hazırım. Ve Narin’in hakikatini savunan ben biliyorum ki binlerce insan var. Ve ben bu insanlara sesleniyorum. Eğer ben bugün bu yola çıkıyorsam, Narin’in hakikatini savunuyorsam, inanıyorum ki sizler de savunacaksınız. Sizler de bu yola destek vereceksiniz” dedi.

Sloganının ‘Narin için adalet’ olduğunu belirten Arif Güran, “Elimde olsaydı 2 günde gitmek isterdim. Ama maalesef nereden bakarsan 1,5- 2 aya yakın gözüküyor. 2 aya kadar devam edecek. Tabii Cumhurbaşkanımız çağırırsa, eylemimi sonlandırıp Cumhurbaşkanının yanına gideceğim” diye konuştu.

‘ADALET MÜCADELEMİZİ YENİDEN BAŞLATIYORUZ’

Aile avukatlarından Onur Akdağ ise “Arif Güran’ın bir adalet mücadelesi vardı. Bu adalet mücadelesini bireysel bir adalet yürüyüşüne çevirmek istedi. Bu adalet yürüyüşünün temel amacı, temel gayesi bir yola varmak değil bir yola netice almak değil, yolun sonunu tamamlamak değil. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a bizatihi sesini duyurmaktır. Maalesef Arif Güran’a 2 yıldır yaşatılan, reva görülen gurbet hayatı budur. Bu yüzden adalet mücadelemizi yeniden başlatıyoruz. Umarım muvaffak olur” ifadelerini kullandı.

Arif Güran, konuşmasının ardından yakınlarıyla vedalaşıp, üzerinde Türk bayrağı ve kızının fotoğrafı bulunan tişört ile sırt çantasıyla yola çıktı.

DAVADA KARAR ÇIKMIŞTI

Narin cinayetine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sonucunda açılan ve 28 Aralık 2024'te karara bağlanan davada, Narin’in annesi Yüksel Güran, amcası Salim Güran ve ağabeyi Enes Güran'a, ''iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme'' suçundan ''ağırlaştırılmış müebbet hapis'' cezası, Narin’in cansız bedenini dereye taşıyan komşuları Nevzat Bahtiyar'a da "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

YARGITAY CEZALARI ONADI

Yargıtay, Güran ailesine verilen cezaları onamış, ancak sanık Bahtiyar'ın, kasten öldürmeye yardım suçundan yargılanmasını isteyip kararı bozmuştu. Bozma üzerine yeniden yargılanan Nevzat Bahtiyar, 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Narin’nin babası Arif Güran, kızının ölümüne ilişkin dosyanın yeniden ve tarafsız şekilde değerlendirilmesi amacıyla, “Narin ve Ailesi İçin Adalet Platformu” olarak Diyarbakır’dan Ankara’ya yürüyeceklerini duyurdu. 19 Eylül Cumartesi günü Narin’ın kabri başında yapılacak açıklamanın ardından Ankara’ya başlatılacak yürüyüşün sonunda, Ankara'da Cumhurbaşkanlığı önünde Narin için adalet çağrısı yapılacak.

AİLENİN BAŞVURUSU REDDEDİLDİ

Güran ailesi, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına başvurarak, cinayetin "faili meçhul" olarak ele alınmasını talep etmiş, Bakanlıkça yapılan değerlendirme sonucu, Narin Güran cinayetinin "faili meçhul" olduğunu ortaya koyan veya dosyanın Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kapsamında yeniden ele alınmasını gerektirecek yeni ve somut herhangi bir olguya ulaşılamadığı gerekçesiyle başvuru reddedilmişti. Bazı sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi ve mahkumiyet hükümlerinin Yargıtay tarafından onanmış olması da ret gerekçeleri arasında yer almıştı.

H

Haber Merkezi

Trend Haber editörleri gündemdeki gelişmeleri doğrulanmış kaynaklar ve güncel bilgilerle derler.

Sonraki haber hazırlanıyor…