
Yapay zekâ alanındaki rekabet yalnızca yeni modeller, çipler ve veri merkezleri üzerinden yürümüyor. Teknolojiye ilişkin stratejik bilgiler ve bu alanda çalışan uzmanlar da siber saldırganların hedefi haline geliyor.
Siber güvenlik şirketi Proofpoint tarafından ortaya çıkarılan yeni bir operasyon, saldırganların hedeflerine ulaşmak için kullandıkları yöntemlerin ne kadar ileri gidebildiğini gösterdi.
YAPAY ZEKÂ UZMANLARINI HEDEF ALDILAR
Proofpoint'in TA419 adıyla takip ettiği ve Çin bağlantılı olduğu değerlendirilen siber casusluk grubunun hedefinde yapay zekâ politikaları ve teknoloji alanında çalışan kişiler bulunuyordu.
Operasyonda ABD ve Japonya'daki düşünce kuruluşları, üniversiteler, hukuk firmaları ve savunma sektöründeki kuruluşlarla bağlantılı kişilerin hedef alındığı belirtildi.
Saldırganların temel amacının ise hedeflerin e-posta hesaplarına erişmek olduğu değerlendiriliyor.
KİMLİKLERİNİ GİZLEMEKLE YETİNMEDİLER
Operasyonu dikkat çekici hale getiren noktalardan biri hackerların yalnızca sahte e-posta adresleri kullanmaması oldu.
Araştırmacılara göre saldırganlar eski ABD hükümet yetkilileri ve hedeflerin tanıyabileceği önemli isimlerin kimliklerine büründü.
Böylece gönderilen mesajların güvenilir görünmesi amaçlandı.
Saldırganlar ayrıca hedef aldıkları kişilerin uzmanlık alanlarını dikkate alarak gerçek bir profesyonel görüşme veya işbirliği teklifini andıran yazışmalar hazırladı.
ÖNCE GÜVEN KAZANMAYA ÇALIŞTILAR
Operasyonda doğrudan şifre isteyen basit oltalama mesajları yerine daha planlı bir yöntem kullanıldığı belirtildi.
Hedeflerle önce normal görünen yazışmalar başlatıldı.
Bu yöntemle karşıdaki kişinin şüphesinin azaltılması ve sahte kimliğe güvenmesinin sağlanması amaçlandı.
Yazışmanın ilerleyen aşamalarında ise hedeflerin zararlı bağlantılara yönlendirilmesine çalışıldı.
GERÇEĞİNE BENZEYEN GİRİŞ SAYFALARI
Saldırganların kullandığı bağlantılar, kurbanları gerçek internet hizmetlerini taklit eden sahte giriş ekranlarına götürebiliyordu.
Kullanıcı adı ve şifresini bu ekranlara yazan kişilerin hesap bilgilerinin saldırganlara ulaşması hedefleniyordu.
Bu yöntem saldırganlara yalnızca bir şifre değil, hedeflenen kişilerin e-posta yazışmalarında bulunan hassas bilgilere erişim imkânı da sağlayabiliyor.
NEDEN YAPAY ZEKÂ UZMANLARI?
Operasyonun ortaya çıktığı dönem özellikle dikkat çekiyor.
ABD ile Çin arasındaki yapay zekâ rekabeti; gelişmiş çiplerden büyük dil modellerine, veri merkezlerinden teknoloji ihracatına kadar çok sayıda alana yayılmış durumda.
Bu nedenle yalnızca yapay zekâ teknolojisinin kendisi değil, ülkelerin gelecekte uygulamayı planladığı politikalar ve stratejiler de değerli bilgi haline geliyor.
Araştırmacılar, yapay zekâ politikaları üzerinde çalışan uzmanların bu nedenle siber casusluk operasyonları açısından önemli hedeflere dönüşebileceğine dikkat çekiyor.
ÇİN HÜKÜMETİYLE BAĞLANTISI DOĞRULANMADI
Proofpoint, saldırılarda kullanılan teknikler ve dijital altyapı üzerinden TA419 grubunu Çin bağlantılı bir siber casusluk faaliyeti olarak değerlendiriyor.
Ancak saldırıların doğrudan Çin hükümeti tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin bağımsız bir doğrulama bulunmuyor.
Reuters da Çin hükümetinin operasyonun arkasında olduğunu bağımsız olarak doğrulayamadığını belirtti.
Çin yönetimi daha önce kendisine yöneltilen devlet destekli siber saldırı suçlamalarını reddetmişti.
TANIDIĞINIZ BİR İSİMDEN GELSE BİLE DİKKAT
Ortaya çıkarılan operasyon, hedefli siber saldırılarda en büyük risklerden birinin insan güveni olduğunu bir kez daha gösterdi.
Saldırganların artık yalnızca rastgele gönderilen sahte banka veya şifre yenileme mesajlarına güvenmediği; hedef hakkında araştırma yaparak güvenilir kişilerin kimliklerini kullanabildiği görülüyor.
Bu nedenle özellikle hassas alanlarda çalışan kişilerin, tanıdıkları bir isimden geliyor gibi görünse bile hesap bilgisi isteyen veya harici giriş sayfasına yönlendiren mesajları farklı bir iletişim kanalı üzerinden doğrulaması önem taşıyor.


