iki şüpheli ölüm dosyasında da adri tip noktayı koydu: zehirlenme bulgusu yok!
Yıllardır kamuoyunda tartışılan iki ölümle ilgili soruşturmalarda kritik aşamaya gelindi. Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun ile eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümlerine ilişkin Adli Tıp raporları tamamlandı. Denizolgun’un mezarından alınan örneklerde zehirlenme ve dış müdahale bulgusuna rastlanmazken, Kozinoğlu’nun ölümünün kalp hastalığından kaynaklandığı değerlendirildi. İki dosyada da şüpheleri gidermeye yönelik adli incelemeler sonuçlandı.

Türkiye’nin yakın siyasi ve bürokratik tarihinde tartışmalara konu olan iki ölümle ilgili yürütülen soruşturmalarda Adli Tıp raporları tamamlandı. Süleymancıların önde gelen isimlerinden eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun ile 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümlerine ilişkin incelemelerde zehirlenme veya travmatik dış müdahaleyi gösteren tıbbi bir bulguya ulaşılamadı.
Birbirinden bağımsız yürütülen iki soruşturmada ortaya çıkan raporlar, yıllardır gündemde tutulan şüpheli ölüm iddialarına ilişkin adli tıp değerlendirmelerini ortaya koydu.
Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan incelemelerde Denizolgun’un ölümünün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu meydana geldiği belirlendi.
Mezardan çıkarılan örnekler üzerinde gerçekleştirilen analizlerde zehirlenmeye, ağız ve burunun kapatılmasına ya da travmatik bir müdahaleye ilişkin herhangi bir tıbbi delil tespit edilmedi.
Böylece Denizolgun’un ölümüyle ilgili soruşturmada, dış müdahale ve zehirlenme iddialarına yönelik adli inceleme sonuçlanmış oldu.
Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan rapor Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
Raporda, Kozinoğlu’nun travmatik bir etki sonucunda veya zehirlenerek öldüğünü gösteren herhangi bir tıbbi delil bulunmadığı bildirildi. Ölümün kalp hastalığı sonucu meydana geldiği değerlendirildi.
Kozinoğlu’nun cezaevinde hayatını kaybetmesinin ardından gündeme gelen zehirlenme ve dış müdahale şüphelerine ilişkin adli tıp incelemesi de böylece tamamlandı.
Adli Tıp raporları, iki ölümün nedenine ilişkin tıbbi değerlendirmeleri ortaya koyarken, soruşturmaların hukuki açıdan nasıl sonuçlandırılacağı konusunda nihai kararın ilgili savcılıklar tarafından verilmesi bekleniyor.
Birbirinden bağımsız yürütülen iki soruşturmada ortaya çıkan raporlar, yıllardır gündemde tutulan şüpheli ölüm iddialarına ilişkin adli tıp değerlendirmelerini ortaya koydu.
DENİZOLGUN'UN MEZARI AÇILDI, ZEHİRLENME İZİNE RASTLANMADI
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmada en kritik aşamalardan biri, mezardan alınan örneklerin incelenmesiyle tamamlandı.Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan incelemelerde Denizolgun’un ölümünün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu meydana geldiği belirlendi.
Mezardan çıkarılan örnekler üzerinde gerçekleştirilen analizlerde zehirlenmeye, ağız ve burunun kapatılmasına ya da travmatik bir müdahaleye ilişkin herhangi bir tıbbi delil tespit edilmedi.
Böylece Denizolgun’un ölümüyle ilgili soruşturmada, dış müdahale ve zehirlenme iddialarına yönelik adli inceleme sonuçlanmış oldu.
KOZİNOĞLU DOSYASINDA DA AYNI SONUÇ
2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili soruşturmada da beklenen Adli Tıp raporu tamamlandı.Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan rapor Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
Raporda, Kozinoğlu’nun travmatik bir etki sonucunda veya zehirlenerek öldüğünü gösteren herhangi bir tıbbi delil bulunmadığı bildirildi. Ölümün kalp hastalığı sonucu meydana geldiği değerlendirildi.
Kozinoğlu’nun cezaevinde hayatını kaybetmesinin ardından gündeme gelen zehirlenme ve dış müdahale şüphelerine ilişkin adli tıp incelemesi de böylece tamamlandı.
İKİ DOSYADA DA ADLİ TIP RAPORLARI TAMAMLANDI
Denizolgun ve Kozinoğlu dosyalarında ortaya çıkan ortak sonuç dikkat çekti. Her iki soruşturmada da zehirlenme veya travmatik müdahaleye ilişkin tıbbi kanıt bulunamadı.Adli Tıp raporları, iki ölümün nedenine ilişkin tıbbi değerlendirmeleri ortaya koyarken, soruşturmaların hukuki açıdan nasıl sonuçlandırılacağı konusunda nihai kararın ilgili savcılıklar tarafından verilmesi bekleniyor.
Son güncelleme: ↑ Yukarı çık






