Teknoloji devleri vergi kıskacında! Google, Meta ve Apple için vergi baskısı artıyor
Avustralya, küresel teknoloji şirketlerini yerel medya, vergi ve finansal denetim sistemine dahil etmek için yeni adımlar atıyor. Meta, Google, TikTok, Apple ve Alphabet gibi devlerin ülkedeki gelirleri, medya ödemeleri ve bankacılık benzeri hizmetleri üzerinden daha sıkı denetlenmesi gündeme gelirken, tartışma “dijital çağda vergi adaleti” başlığına taşındı.

Avustralya, küresel teknoloji devlerinin yerel ekonomiler üzerindeki etkisini sınırlamak ve daha adil bir vergi sistemi kurmak için kapsamlı bir mücadele yürütüyor. Hükümetin Meta, Google ve TikTok gibi platformları yerel haber kuruluşlarıyla ödeme anlaşması yapmaya zorlayan yasa tasarısının ardından, bu kez bankacılık sektörü Apple, Google ve Meta’nın finansal hizmetlerde haksız rekabet yarattığını savundu.
TEKNOLOJİ DEVLERİNE MEDYA ÖDEMESİ BASKISI
Avustralya hükümeti, dijital platformların yerel haber içeriklerinden gelir elde etmesine karşı yeni bir düzenleme hazırladı. Tasarıya göre Meta, Google ve TikTok gibi şirketlerin Avustralya’daki haber kuruluşlarıyla gönüllü ödeme anlaşmaları yapması bekleniyor. Şirketlerin bu anlaşmaları yapmaması halinde, Avustralya’daki gelirleri üzerinden yüzde 2,25 oranında zorunlu ödeme ya da “cezalı vergi” gündeme gelecek. Bu düzenlemeyle medya kuruluşlarına yıllık 200-250 milyon Avustralya doları, yani yaklaşık 144 ila 179 milyon dolar arasında gelir yaratılması hedefleniyor.
ANLAŞMA YOKSA YÜZDE 2,25 VERGİ
Tasarıya göre teknoloji devleri yerel haber kuruluşlarıyla doğrudan anlaşma yaparsa ek vergi yükünden kaçınabilecek. Ancak anlaşma sağlanmazsa şirketler yıllık gelirlerinin yüzde 2,25’i oranında ödeme yapmak zorunda kalacak. Bu tutarın bazı şirketler için 267 milyon dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor. Teknoloji şirketleri ise düzenlemeyi “dijital hizmet vergisi” olarak nitelendiriyor ve uygulamanın küresel platformlar üzerinde yeni bir mali baskı oluşturacağını savunuyor.
BANKALARDAN “HAKSIZ REKABET” ÇIKIŞI
Teknoloji şirketleri medya ödemesi tartışmasının etkisini atlatamadan bu kez Avustralya bankacılık sektörünün hedefinde yer aldı. Avustralya Bankacılık Birliği’nin yayımladığı rapora göre Alphabet, Apple ve Meta gibi şirketler, ödeme sistemleri ve finansal hizmetlere benzer alanlarda faaliyet göstermelerine rağmen bankalarla aynı vergi ve denetim yükümlülüklerine tabi değil. Bankacılık sektörü, bu durumun haksız rekabet yarattığını savunarak teknoloji devlerinin de yerel bankalarla benzer kurallara tabi tutulmasını istiyor.
VERGİ FARKI DİKKAT ÇEKTİ
Raporda yer alan verilere göre Alphabet, Apple ve Meta’nın Avustralya’da ödediği toplam kurumlar vergisi 366 milyon dolar seviyesinde kaldı. Buna karşılık ülkenin dört büyük bankası aynı dönemde 7 milyar dolar vergi ödedi. Piyasa değeri karşılaştırması ise farkı daha çarpıcı hale getiriyor. Üç teknoloji devinin toplam piyasa değeri yaklaşık 10 trilyon dolar seviyesindeyken, Avustralya’nın dört büyük bankasının toplam değeri yaklaşık 500 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Buna rağmen vergi katkısında bankaların çok daha yüksek yük taşıması, tartışmayı derinleştiriyor.
BANKALAR EŞİT DENETİM İSTİYOR
Avustralya Bankacılık Birliği CEO’su Simon Birmingham, küresel teknoloji şirketlerinin ödeme sistemleri ve finansal hizmetlerde bankalara benzer faaliyetler yürüttüğünü ancak aynı yükümlülüklerle karşılaşmadığını söyledi. Raporda, bankaların geçen yıl 11,3 milyar dolar vergi katkısı sağladığı, finansal suçlarla mücadeleye 1,8 milyar dolar ayırdığı ve toplumsal projelere yüz milyonlarca dolar harcadığı belirtildi. Bankacılık sektörü, yabancı teknoloji devlerinin de aynı denetim, vergi ve sorumluluk çerçevesine alınması gerektiğini savunuyor.
OFFSHORE TRANSFERLER TARTIŞMA YARATTI
Avustralya medyasında yer alan değerlendirmelere göre teknoloji devlerinin ülkeden elde ettiği 10 milyar dolardan fazla geliri offshore transferlerle yurt dışına çıkardığı ve bu kaynakların önemli bölümünün yerel vergilendirme dışında kaldığı öne sürülüyor. Şirketlerin bir yandan veri merkezi, çip ve yapay zekâ yatırımlarına milyarlarca dolar ayırırken, diğer yandan kârlarını düşük vergili bölgelere yönlendirmesi eleştirilerin merkezinde yer alıyor. Uzmanlara göre bu tablo, yapay zekâ çağında vergi adaleti tartışmasını daha da büyütecek.
AVUSTRALYA DÜNYAYA MODEL OLABİLİR
Avustralya’nın teknoloji devlerine karşı izlediği politika, yalnızca yerel bir vergi tartışması olarak görülmüyor. Google, Meta, Apple ve TikTok gibi şirketlerin küresel ölçekte faaliyet göstermesi, ancak gelir elde ettikleri ülkelerde sınırlı vergi ödemesi, Avrupa Birliği ve ABD dahil birçok bölgede tartışılıyor. Bu nedenle Avustralya’nın adımları, Silikon Vadisi merkezli şirketlerin yerel hukuk, medya ve vergi sistemleriyle nasıl ilişkilendirileceği konusunda diğer ülkelere örnek olabilir.
TÜRKİYE’DE ALTYAPI VAR AMA RESMİ KULLANIM YOK
Apple Pay ve Google Pay, dünyada toplu taşımadan market alışverişine kadar birçok alanda temassız ödeme hizmeti sunuyor. Kullanıcılar banka kartı ya da kredi kartlarını bu sistemlere tanımlayarak telefon veya akıllı saat üzerinden ödeme yapabiliyor. Ancak bu hizmetler Türkiye’de resmi olarak kullanıma sunulmuş değil. Apple ve Google’ın ödeme hizmetlerini Türkiye’de yerel banka kartlarıyla çalıştırabilmesi için bankalar, BDDK ve Merkez Bankası ile uyumlu bir yapı kurması gerekiyor. Buna rağmen sistem Türkiye’de tamamen kapalı değil. Yurt dışından gelen turistler, kendi ülkelerinde tanımladıkları Apple Pay veya Google Pay hesaplarıyla Türkiye’deki market, restoran ve kafelerde ödeme yapabiliyor.
YABANCI KARTLARLA TÜRKİYE’DE KULLANILABİLİYOR
Türkiye’de bazı kullanıcılar, Revolut, Wise veya Zen gibi yurt dışı merkezli finansal servislerden kart alarak bu kartları Apple Pay ya da Google Pay’e tanımlayabiliyor. Bir başka yöntem olarak telefon bölgesinin ABD veya İngiltere gibi ülkelerden biri olarak değiştirilmesiyle cüzdan uygulamaları aktif hale getirilebiliyor. Ancak bu yöntemde de yurt dışı kaynaklı bir karta ihtiyaç duyuluyor. Bu durum, Türkiye’de teknik altyapının çalıştığını ancak Türk banka kartlarının sisteme dahil edilmesi için resmi düzenleme ve anlaşmalara ihtiyaç olduğunu gösteriyor.
REVOLUT TÜRKİYE PAZARINA HAZIRLANIYOR
Dünyanın en büyük dijital bankacılık uygulamalarından biri olan Revolut’un Türkiye pazarına girmek için hazırlık yaptığı belirtiliyor. Revolut gibi dijital finans platformlarının Türkiye’ye gelmesi, ödeme sistemleri, dijital cüzdanlar ve bankacılık benzeri hizmetler açısından yeni bir rekabet alanı oluşturabilir. Ancak bu tür şirketlerin Türkiye’de nasıl vergilendirileceği, hangi denetim kurallarına tabi olacağı ve yerel bankalarla nasıl rekabet edeceği önemli başlıklar arasında yer alıyor.
DİJİTAL FİNANSTA YENİ DÖNEM TARTIŞMASI
Avustralya’da yaşanan tartışma, Türkiye dahil birçok ülke için önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Küresel teknoloji şirketleri bankacılık benzeri hizmetler sunuyorsa, bankalarla aynı denetim ve vergi yükümlülüklerine tabi olmalı mı? Apple Pay, Google Pay, Meta’nın ödeme sistemleri ve dijital cüzdan uygulamaları, klasik bankacılık sınırlarını giderek belirsiz hale getiriyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde ülkelerin yalnızca medya gelirleri değil, ödeme sistemleri ve dijital finans alanında da teknoloji devlerine daha sıkı kurallar getirmesi bekleniyor.

Foto Galeri
Eminevim, Fuzul Ev, Birevim ve Katılımevim’de her şey sil baştan! Yatırım yapacaklar bunu mutlaka okumalı: İşte Evim Sistemi’nde yapılan değişiklikler…
Haber
Bitcoin’de Michael Saylor krizi!
Haber
Bir banka Türkiye’deki ATM’lerini kaldırıyor: Yeni yöntemi SMS ile bilgilendirdiler