
Çalışma hayatında uzun süredir devam eden ve ebeveynler arasında adaletsizliğe yol açan önemli bir mevzuat açığı için yasal süreç başlatıldı. Kamu ve özel sektörde çocuk sahibi olan anne veya babaların, çocuklarının bakım süreçlerinde tercih ettiği yarı zamanlı (kısmi süreli) mesai modelinde sözleşmeli çalışanların yaşadığı hak kayıpları gideriliyor. Cumhurbaşkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Nüfus Politikaları Kurulu tarafından ele alınan yeni yasal formül sayesinde, sözleşmeli personelin de emeklilik sürelerini kesintisiz tamamlayabilmesi amaçlanıyor.
Nüfus Politikaları Kurulu’nda Prensip Anlaşmasına Varıldı
Kamuda farklı statülerde görev yapan personelin haklarını eşitlemeyi amaçlayan çalışma için ilgili bakanlıklar arasında gerekli koordinasyon sağlandı. Konunun yetkili kurulların gündemine taşınmasının ardından, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki uzmanlar taslak üzerinde prensipte el sıkıştı. Hazırlıkları son aşamaya gelen yasal düzenleme paketinin, önümüzdeki günlerde kanun teklifi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) başkanlığına sunulması bekleniyor.
Sözleşmeli Ebeveynlerin Emeklilik Mağduriyeti Son Buluyor
Mevcut yasal çerçevede, doğum yapan veya evlat edinen memurlar ile 4A statüsündeki işçiler, çocukları okula başlayana kadar yarı zamanlı çalışma modeline geçiş yapabiliyor. Bu süreçte çalışmadıkları ve prim yatırılmayan boş süreleri ise daha sonra SGK’ya borçlanma (geriye dönük prim ödeme) yaparak emeklilik gün sayılarına ekletebiliyorlar. Ancak aynı odada, aynı işi yapan 4B statüsündeki sözleşmeli personel bugüne kadar bu telafi hakkından mahrum bırakılıyordu. Yeni düzenleme yasalaştığında, sözleşmeli anne ve babalar da çalışmadıkları dönemlerin primlerini toplu ödeyerek emeklilik yaş ve gün sürelerini koruma altına alabilecek.
Kamuda 400 Bin Çalışanı Doğrudan Etkileyen Süreç
Sosyal güvenlik verilerine göre Türkiye genelinde kamuda ve bağlı kuruluşlarda görev yapan 400 binin üzerinde sözleşmeli personel istihdam ediliyor. Bu büyük kitlenin içinde, çocuk bakımı nedeniyle halihazırda aktif olarak yarı zamanlı çalışma modelinden faydalanan ebeveyn sayısının ise 22 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Yasal düzenleme yürürlüğe girdiğinde, bu 22 bin çalışanın yanı sıra gelecekte çocuk sahibi olacak tüm sözleşmeli personelin yarım mesai yaptıkları aylara ait eksik günleri için yasal borçlanma hakkı resmen doğmuş olacak.
Prim Telafisi Çözüm Getiriyor Ancak Çalışana Ek Mali Yük Bindiriyor
Gündemdeki düzenleme her ne kadar emeklilik gün sayısını tamamlama fırsatı sunsa da arka planda çalışanları düşündüren ciddi bir ekonomik faturayı da beraberinde getiriyor. Bilindiği üzere, yarı zamanlı mesai sistemine geçen ebeveynlerin aylık maaşları otomatik olarak yarı yarıya düşüyor. Maaşın azalmasıyla birlikte SGK’ya yatırılan aylık prim miktarı ve gün sayısı da yarıya iniyor. Planlanan yeni adım, bu prim kayıplarının telafi edilmesini sağlarken, eksik günlerin parasının devlet tarafından karşılanmasını değil, yine borçlanma yöntemiyle doğrudan çalışanın cebinden ödenmesini şart koşuyor. Bu durum, kriz ortamında zaten maaşı yarıya inen ve geçim sıkıntısı yaşayan dar gelirli sözleşmeli personelin üzerine yeni bir borçlanma yükü bindireceği gerekçesiyle sendikalar tarafından eleştiriliyor.


