
ABD dolarının altı büyük küresel para birimi (avro, İsviçre frangı, Japon yeni, Kanada doları, İngiliz sterlini ve İsveç kronu) karşısındaki gücünü ölçen dolar endeksinde rüzgar tersine esmeye başladı. 2026 yılının ilk yarısında adeta gövde gösterisi yapan endeks, temmuz ayında yatırımcıları şaşırtan bir tablo çizdi.
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyonla mücadelede yeterince agresif adımlar atmayabileceği endişesi ve piyasalardaki belirsizlik, dolar endeksini temmuz ayında yüzde 1,5 oranında aşağı çekerek 99,7 seviyesine indirdi. Bu geri çekilme, endeksin 2 aylık aradan sonra kaydettiği ilk aylık düşüş olarak kayıtlara geçti.
Trump ve Orta Doğu Etkisiyle Zirveyi Görmüştü
Hatırlanacağı üzere dolar endeksi, 2026'nın ilk aylarında oldukça güçlü bir performans sergilemişti. ABD Başkanı Donald Trump'ın küresel ticareti etkileyen sert tarife adımları ve şubat ayının sonunda Orta Doğu'da yeniden alevlenen bölgesel krizler, yatırımcıların "güvenli liman" olarak dolara sığınmasına yol açmıştı.
Bu süreçte yeni Fed Başkanı Kevin Warsh'un göreve gelmesi ve ilk etapta faiz artırım sinyalleri vermesi de doları destekleyen en büyük etkenlerden biri olmuştu. Endeksteki dalgalanma rakamlara da yansımış; nisan ayında yüzde 1,6 gerileyen dolar, mayısta yüzde 0,8 ve haziran ayında ise yüzde 2,3 oranında güçlü bir yükseliş kaydetmişti. Ancak 30 Temmuz itibarıyla endeks, 17 Haziran'dan bu yana ilk kez 100 psikolojik sınırının altına sarktı.
Piyasaların Kafası Karışık: Güvenilirlik Sorgulanıyor
Peki, temmuz ayında ne değişti de dolar bir anda kan kaybetti? Uzmanlara göre bu sorunun en büyük yanıtı, Fed Başkanı Kevin Warsh'un iletişim stratejisinde ve piyasalara verdiği karmaşık mesajlarda yatıyor.
In Touch Capital Markets Kıdemli FX Analisti Piotr Matys, yaşanan değer kaybını Warsh'un basın toplantılarındaki tutumuna bağlıyor. Matys, "Fed Başkanı Warsh’un faiz artışı konusunda net taahhütlerden kaçınması ve açıklamalarındaki kafa karıştırıcı ton, Fed’in enflasyonla mücadeledeki güvenilirliğini sarsmış olabilir. Bir rezerv para birimini ayakta tutan en önemli unsur merkez bankasının güvenilirliğidir" değerlendirmesinde bulundu.
Matys ayrıca, enflasyonu dizginleme görevinin bir nevi piyasaların beklentilerine bırakılmasının oldukça riskli bir strateji olduğunu ve tahvil piyasalarında kontrolsüz bir dalgalanmaya (volatiliteye) yol açabileceğini de sözlerine ekledi.
"Güvenli Liman Talebi Düşüşü Sınırlıyor"
Dolar endeksindeki aşağı yönlü baskıya rağmen, küresel risklerin doları tamamen çöküşten koruduğuna dikkat çeken isim ise Rabobank Kıdemli FX Stratejisti Jane Foley oldu.
Foley, piyasaların Warsh'un enflasyon konusundaki kararlılığını sorgulamaya başladığını belirterek şu çarpıcı tespiti yaptı: "Genel beklenti, önümüzdeki 6 aylık süreçte yeni faiz artışlarının masada olduğu yönünde. Bu durum, ilkbahar aylarında hakim olan 'Fed bu yıl faiz indirecek' beklentisiyle tamamen çelişiyor. Faiz indirim umutlarının zayıflaması ve jeopolitik riskler nedeniyle güvenli liman talebinin canlı kalması, dolardaki düşüş eğilimini şimdilik sınırlıyor."
Ekonomi çevreleri, eylül ayında yapılacak Fed toplantısında Warsh'un atacağı adımların, doların önümüzdeki dönemdeki kaderini belirleyecek en önemli faktör olduğu konusunda hemfikir.


