
Tasarruf finansmanı sektöründe faaliyet gösteren kurumların yüksek riskli ve yüksek getirili serbest fonlardaki hareket alanı BDDK kararıyla sınırlandırılıyor. Sonbaharda uygulamaya alınacak karar doğrultusunda, şirketlerin fon portföyleri sadece risk derecesi 1 ve 2 seviyesinde bulunan para piyasası fonlarında değerlendirilebilecek. Finansal sistemdeki olası riskleri engellemeyi hedefleyen bu adım, şirketlerin serbest piyasa hamlelerini kısıtlayarak daha güvenli ancak daha düşük getirili bir yatırım ortamı yaratacak.
42 Milyar Liralık Kaynak Yeniden Şekillenecek
Geliştirilen bu yasal çerçevenin sahadaki ilk ve en büyük etkisi, sermaye piyasalarında işlem gören tek tasarruf finansman şirketi olan Katılımevim cephesinde hissedilecek. Şirketin serbest fon bünyesinde bulundurduğu yaklaşık 42 milyar liralık devasa kaynak, yeni kurallar gereği düşük riskli para piyasası enstrümanlarına aktarılacak. Yılın ilk yarısında 23 milyar liraya yakın net kar açıklayan kurumun kazancındaki %84 seviyesindeki aslan payının bu fon işlemlerinden gelmesi, düzenlemenin bilanço üzerindeki etkisini daha belirgin kılıyor.
Karlılığın Büyük Bölümü Sermaye Piyasası İşlemlerinden Geliyor
Sektörün açıkladığı ilk altı aylık finansal tablolar, ana faaliyet alanı ile finansal yatırımlar arasındaki gelir makasını ortaya koyuyor. İlgili dönemde tasarruf finansmanı esas gelirlerini %85 oranında artıran şirket, net karını ise %700 seviyesinin üzerine çıkararak 22 milyar 931 milyon liraya ulaştırdı. Ancak 25 milyar 506 milyon lira seviyesindeki diğer faaliyet gelirlerinin %92,4 gibi büyük bir kısmının sermaye piyasası operasyonlarından elde edilmesi, karın operasyonel süreçlerden ziyade finansal değerlemelerden kaynaklandığını gösteriyor. Aynı dönemde gayrimenkul değer artışının bilançoya katkısı ise 732 milyon lira seviyesinde kaldı.
Analistlerden Kar Kalitesi ve Takipteki Alacak Uyarısı
Finansal tabloları analiz eden uzmanlar, ortaya çıkan yüksek kar rakamının kalitesi konusunda uyarılarda bulunuyor. Ahlatçı Yatırım tarafından hazırlanan değerlendirme raporlarında, elde edilen kazancın önemli bir kısmının henüz nakit akışına dönüşmemiş değerleme farklarına dayandığı vurgulanıyor. Fon içeriklerinin kamuoyuna şeffaf biçimde açıklanmaması eleştirilirken, 7 milyar lirayı aşan ertelenmiş vergi yükümlülüğü bilançodaki nakit karşılığının zayıflığına işaret ediyor. Bunlara ek olarak, takipteki tasarruf finansmanı alacaklarının 71,8 milyon liradan 220,3 milyon liraya yükselerek yaklaşık 3 katına çıkması, aktif kalitesinde oluşabilecek bozulma riskini gündeme taşıyor.


