
Terörsüz Türkiye sürecinde önemli bir adım olan çerçeve yasa gündemdeki yerini korurken, yasanın tutuklu Selahattin Demirtaş'ı kapsayıp kapsamayacağı merak ediliyordu.
"BUNUN KARARINI VERECEK OLAN YARGI MERCİLERİDİR"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Düzenleme dediğiniz de belli bir şahsı ilgilendiren bir şey olmaz. Genel bir düzenleme yaparsınız, kanuni düzenleme ve o düzenleme kimin için geçerliyse herkes ondan istifade eder. Bunun kararını verecek olan da ilgili yargı mercileridir" demişti.
ERDOĞAN VE BAHÇELİ'YE TEŞEKKÜR
Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş ve eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı ortak bir mesaj yayınladı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli'ye teşekkür etti.
Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı'nın Çerçeve Yasa görüşmelerine ilişkin Genel Kurul’a gönderdikleri mesaj şu şekilde:
"Sayın Başkan, Sayın Genel Başkanlar, Sayın Milletvekilleri, Her birinizi ayrı ayrı, tüm içtenliğimizle selamlıyor, hepinize saygılarımızı sunuyoruz.
Ülkemizin ve bölgemizin kaderini köklü şekilde değiştirme potansiyeline sahip, son derece önemli, tarihi bir barış çabasının kritik bir adımını daha, inşallah hep birlikte hayata geçirmiş olacaksınız.

"SÜRECE TÜM GÜCÜMÜZLE DESTEK VERDİK"
Elbette tartışmalar, eleştiriler, öneriler olacaktır; her biri de kıymetlidir, katkı vericidir. Ancak şunun bilinmesini isteriz ki bizler tüm kalbimizle, samimiyetimizle ve ciddiyetimizle, sadece 86 milyonun huzurunu, refahını, kardeşliğini güçlendirmek, büyütmek için bu sürecin içinde olduk, sürece tüm gücümüzle destek verdik.
Bu süreç bölünme, ayrışma süreci ya da ucuz pazarlıklara dayalı bir al ver süreci değildir.
Hiç kimse kıymetli çabaların altında gizli hesaplar, kirli planlar arayarak zaman tüketmemeli, enerjisini boşa harcamamalıdır. Şüpheyle yaklaşan veya olumsuz ön yargıyla bakan çevreler, bu süreci istedikleri kadar eşelesinler, altından bin yıllık kardeşliğimizden, birbirimize sıkı sıkıya sarılma arzusundan ve Kürdüyle, Türküyle hep birlikte Türkiye olma duygusundan başka bir şey bulamayacaklardır.


