
TÜRKİYE Alzheimer Derneği Adana Şube Başkanı Prof. Dr. Ahmet Evlice, cilt altına uygulanan otomatik enjeksiyon cihazı sayesinde Alzheimer hastalarına yönelik antikor tedavisinin artık evlerde kullanımının mümkün olduğunu belirterek, "Alzheimer tedavisinde gelecekte tedavinin yalnızca hastanede değil, hastanın kendi evinde de sürdürülebileceği bir döneme doğru ilerliyoruz. Ancak ülkemiz açısından ayrıca belirtmek gerekir ki söz konusu ilaç formu henüz Türkiye’de ruhsatlı değil" dedi.
Alzheimer hastalığının tedavisinde son yıllarda hastalığın biyolojik sürecini hedefleyen yeni tedavi seçenekleri gündeme gelirken; bu tedavilerden birinin cilt altına uygulanan otomatik enjeksiyon cihazı formunun, uygun hastalarda evde hasta veya bakım veren tarafından uygulanabilmesine olanak sağlandı. 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla Alzheimer hastalığında erken tanının önemine dikkat çeken Türkiye Alzheimer Derneği Adana Şube Başkanı Prof. Dr. Evlice, hastalığın yalnızca unutkanlıktan ibaret olmadığını, zaman içerisinde kişinin günlük yaşamını, bağımsızlığını ve sosyal ilişkilerini etkileyebilen ilerleyici bir beyin hastalığı olduğunu belirtti. Son yıllarda yurt dışında hastalığın biyolojik sürecini hedefleyen antikor tedavilerinin kullanılmaya başlandığını kaydeden Prof. Dr. Evlice, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA), bu tedavinin artık evde uygulanabilir formuna da onay verdiğini söyledi.
'BİLİŞSEL VE FONKSİYONEL GERİLEMEYİ YAVAŞLATABİLİYOR'
Alzheimer hastalığıyla ilişkili beyindeki amiloid beta birikimini hedefleyen antikor tedavisinin artık evlerde kullanımının mümkün olduğunu belirten Prof. Dr. Evlice, "Yurt dışında kullanılan bu tedavi, 2023 Ocak ayında onay aldı. Klinik çalışmalar, özellikle hastalığın erken döneminde, hafif bilişsel bozukluk veya hafif Alzheimer demansı aşamasında başlanan bu tür tedavilerin bilişsel ve fonksiyonel gerilemeyi yavaşlatabildiğini gösterdi. Temmuz 2026’da ise bu tedavinin evde uygulanabilir formu FDA onayı aldı. Alzheimer tedavisinde gelecekte tedavinin yalnızca hastanede değil, hastanın kendi evinde de sürdürülebileceği bir döneme doğru ilerliyoruz. Ancak ülkemiz açısından ayrıca belirtmek gerekir ki söz konusu ilaç formu henüz Türkiye'de ruhsatlı değil" dedi.
'AMAÇ, HASTALIĞIN İLERLEME HIZINI AZALTMAK'
Tedavinin uygulanış biçiminde yaşanan değişikliğin hastalar ve bakım verenler açısından önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Evlice, "Bu tedavilerden birinin yeni geliştirilen cilt altı uygulama formu, otomatik enjeksiyon cihazı şeklinde uygulanabiliyor. Uygun hastalarda ve gerekli eğitimler verildikten sonra tedavinin evde hasta veya bakım veren tarafından uygulanabilmesi mümkün hale geliyor. İlk dozlarda ise sağlık ekibinin gözetimi gerekiyor. Bu uygulama, tedavinin sürdürülebilmesi açısından hastaneye veya infüzyon merkezine yapılan düzenli ziyaretlerin yükünü azaltabilir. Burada önemli olan nokta, bu tedavilerin Alzheimer hastalığını tamamen ortadan kaldırmadığı veya hastalığı durdurmadığıdır. Amaç, hastalığın ilerleme hızını azaltmaktır" diye konuştu.
'TAMAMEN RİSKSİZ DEĞİL'
Prof. Dr. Evlice, tedaviden yararlanabilecek hastaların dikkatli şekilde belirlenmesi gerektiğinin altını çizerek, "Öncelikle hastalığın erken evrede olduğunun gösterilmesi, Alzheimer hastalığıyla ilişkili amiloid patolojisinin doğrulanması ve hastanın tedavi açısından uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekiyor. Yeni nesil antikor tedavileri tamamen risksiz değildir. Bu nedenle tedavi öncesinde ve tedavi sırasında uygun hastalarda beyin MR takipleri ve nörolojik değerlendirmeler büyük önem taşır. Tanı ve hasta seçimi bu tedavilerin en önemli aşamalarından biridir" dedi.
'UNUTKANLIĞI BEKLEMEYİN, DEĞERLENDİRİN'
Alzheimer hastalığında erken tanının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Evlice, "Özellikle kişinin daha önce kolaylıkla yaptığı günlük işleri yaparken zorlanması, yakın geçmişte yaşanan olayları belirgin şekilde unutması, aynı soruları tekrarlaması, para yönetiminde veya günlük işlerde belirgin değişiklikler ortaya çıkması halinde değerlendirme yapılması gerekiyor. Unutkanlığı beklemeyin, değerlendirin. Unutkanlığı yaşlanmanın doğal sonucu olarak görmeyin" diye konuştu.

