İhbar Hattı

Süleymancılar'ın lideri nasıl öldü? Alihan Kuriş iddiaların merkezinde

Alihan Kuriş'in tutuklanmasının ardından cemaatin kendisinden önceki lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümü yeniden gündeme geldi. O dönem Adli Tıp Kurumu ölümün yüksek tansiyona bağlı beyin kanamasından gerçekleştiğini raporladı. Zehirlenme ve ilaç incelemesi de yapılmış ancak herhangi bir bulguya ulaşılamamıştı. Kuriş'in tutuklanmasının ardından ölümle ilgili çarpıcı iddialar ortaya atıldı. FETÖ yanlısı oldukları öne sürülen Alihan Kuriş'in de içinde olduğu bir grubun ölümden sorumlu olduğu, otopsiyi yapan doktorlardan birinin de FETÖ'cü olduğu ve normal ölüm raporu verdiği öne sürülüyor.

Yazar Haber Merkezi
Kaynak Trendhaber.com
Yayınlanma
Güncelleme
Yapay Zeka ile Özetle

Alihan Kuriş'in tutuklanmasının ardından cemaatin kendisinden önceki lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümü yeniden gündeme geldi. O dönem Adli Tıp Kurumu ölümün yüksek tansiyona bağlı beyin kanamasından gerçekleştiğini raporladı. Zehirlenme ve ilaç incelemesi de yapılmış ancak herhangi bir bulguya ulaşılamamıştı. Kuriş'in tutuklanmasının ardından ölümle ilgili çarpıcı iddialar ortaya atıldı. Denizolgun'un ölümünde FETÖ yanlısı oldukları öne sürülen Alihan Kuriş'in de içinde olduğu bir grubun sorumlu olduğu, otopsiyi yapan doktorlardan birinin FETÖ'cü olduğu ve normal ölüm raporu verdiği öne sürülüyor.

Kamuoyunda 'Süleymancılar' olarak bilinen Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik operasyonda Alihan Kuriş ile birlikte 32 kişinin tutuklanmasının ardından, Alihan Kuriş'in cemaatin başına nasıl geçtiğine yönelik iddialar da yeniden gündeme geldi. Cemaatin Kuriş'ten önceki lideri Arif Ahmet Denizolgun'un Beykoz'daki evindeki ölümü yeniden tartışmaların odağına oturdu. Denizolgun'un ölümünde Alihan Kuriş'in parmağı olduğu öne sürülürken, Denizolgun'un normal şekilde öldüğü raporunu veren Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi raporu da tartışma konusu oldu. Raporda Denizolgun'un yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması nedeniyle ölümün gerçekleştiği belirtildi. Zehirlenme ve ilaç incelemesi de yapılmış ancak bir bulguya ulaşılamamıştı. Rapora imza atan doktorlardan birinin Denizolgun'un hayattayken karşı durduğu FETÖ yapılanması içinde yer aldığı ve ölümü normal ölüm olarak gösterdiği iddia ediliyor.

Arif Ahmet Denizolgun, 8 Eylül 2016 günü Beykoz'daki evinde rahatsızlandı. İddiaya göre kendisine 36 saat sonra ulaşıldı ve gece saat 03.00 sıralarında yüksek tansiyon rahatsızlığı şikayetiyle Beykoz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada yapılan müdahaleye rağmen yaşamını yitirdi. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 'şüpheli ölüm' soruşturması başlattığı olayda, Adli Tıp Kurumu cenaze üzerinde inceleme yaptı. Yapılan incelemeye göre, cenaze üzerinde darp, cebir, kesici- delici ya da ateşli silah izi yoktu. Zehirlenme ve ilaç araştırması da yapıldı ve bu yönde de bir bulguya ulaşılamadı.

Yapılan incelemede, Denizolgun'un beyin kanaması nedeniyle öldüğü rapora yansıdı. Buna da yüksek tansiyon hastalığı neden olduğu belirtildi.

FETÖ'YE HEP MESAFELİYDİ

İddialara göre; Arif Ahmet Denizolgun, cemaate liderlik ettiği dönemde FETÖ yapılanmasına karşı hep mesafeli durmuş ve zaman zaman da eleştirilerini dile getirmişti. 15 Temmuz FETÖ darbesinden sonra da bu tepkilerini sürdürmüştü.

Süleymancılar cemaati içindeki FETÖ'ye yakın bir grup Denizolgun'un bu tepkilerinden rahatsızdı. Bu grubun içinde yeğeni Alihan Kuriş de vardı. İddiaya göre, ölümünden hemen önce Antalya’ya giderek cemaatin üst düzey 40 yöneticisini bir araya getirmişti. Denizolgun masadaki bazı kişilere bu yönde tepki göstermiş ve toplantıdan ayrılmıştı. Bu toplantıdan sonra Beykoz'daki evine dönmüş ve burada rahatsızlanarak can vermişti.

DOKTOR FETÖCÜ İDDİASI

Denizolgun'un ölümü üzerindeki iddialar zaman zaman gündeme gelse de son olarak Alihan Kuriş'in tutuklanmasıyla yeniden ve güçlü şekilde gündeme geldi. Denizolgun'un otopsisini yapan doktorlardan birinin FETÖ'cü olduğuna yönelik bilgiler paylaşıldı. Adli Tıp'taki otopsinin FETÖ'cü doktor tarafından manipüle edilerek normal ölüm olarak gösterildiği iddialar arasında yer aldı. İddiaların merkezindeyse Alihan Kuriş yer aldı. Denizolgun, iddialara göre, Alihan Kuriş'in de içinde yer aldığı FETÖ yanlısı bir grup tarafından ortadan kaldırılmıştı. Alihan Kuriş'e yönelik mali soruşturmanın Denizolgun'un ölümüne yönelik genişleyebileceği de belirtiliyor.

SİYASETE REFAH PARTİSİNDE GİRDİ

Arif Ahmet Denizolgun 11 Mayıs 1956 günü İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Seyyit Hüseyin Kamil Denizolgun, annesi ise Süleyman Hilmi Tunahan'ın kızı Feriha Ferhan Denizolgun'du. Yani cemaati kuran Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunuydu.

İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, bugünkü adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü'nde lisans öğrenimini tamamladı. Ardından Wagner College (Staten Island, New York) Ekonomi ve İş İdaresi Bölümü'nden mezun oldu ve Serbest Mimar ve Müteahhitlik yaptı. Siyasi hayatına Refah Partisi'nde başlayan Arif Ahmet Denizolgun, 1995 genel seçimlerinde Refah Partisi'nden 20. dönem Antalya milletvekili seçilerek Meclis'e girdi. 28 Şubat sürecinin ardından Mesut Yılmaz'ın başbakanlığında kurulan ANASOL-D olarak bilinen koalisyon hükûmeti'nde (55. hükûmet) ulaştırma bakanlığı yaptı. Hükûmet içerisinde partisiz bakan olarak 'bağımsız' yer aldı. Bakanlık görev süresi Ağustos 1998 ile Ocak 1999 tarihleri arasındaydı. Ayrıca NATO Komisyon Başkanlığı, Teknoloji ve Bilim Komisyon üyeliği görevlerinde bulundu.

Denizolgun, 2002 genel seçimlerinde Anavatan Partisi'nden, 2007 genel seçimlerinde de Demokrat Parti'den Antalya 1. sıradan milletvekili adayı oldu; fakat her iki seçimde de seçilemedi.

H

Haber Merkezi

Trend Haber editörleri gündemdeki gelişmeleri doğrulanmış kaynaklar ve güncel bilgilerle derler.

Sonraki haber hazırlanıyor…