
Eğitim dünyasında milyonlarca öğrenci ve velinin yanında, okullarda görev yapan yüz binlerce öğretmenin de gözü kulağı yeni dönem güvenlik önlemlerine çevrildi. 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde okul çevrelerinde asayişi en üst düzeye çıkarmak isteyen İçişleri Bakanlığı, radikal bir istihdam modelini devreye soktu. Okulların giriş ve çıkış koridorlarında, bahçelerinde ve yakın çevrelerinde fiziksel denetimi sağlamak adına tasarlanan "bahçe görevlisi" kadrosu, yeni dönemin en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi.
Yedi Basamaklı Güvenlik Modeli ile Okullarda Kuş Uçurtulmayacak
İçişleri Bakanlığı tarafından kamuoyuna duyurulan yeni güvenlik vizyonu, okulların sadece içini değil, dış dünyayla temas eden tüm çevre noktalarını da koruma altına almayı hedefliyor. Okullarda görev alacak 30 bin bahçe görevlisinin temel misyonları ve yeni dönemin asayiş önlemleri şu şekilde uygulanacak: [1]
Görevlendirilecek personelin eline metal dedektörleri verilecek ve okul binalarına giren-çıkan tüm ziyaretçiler sıkı bir kontrolden geçirilecek.
Okul bahçesi sınırları içerisinde öğrenci akışı, veli trafiği ve akran zorbalığı gibi olası risk durumları anlık olarak takip edilecek.
Şüpheli şahıslar veya çevre tehditleri fark edildiği an konu derhal okul yönetimine ve bölgedeki kolluk kuvvetlerine (emniyet/jandarma) ihbar edilecek.
Güvenlik önlemleri kapsamında ayrıca Hayat 112 Acil uygulamasına öğretmenler için özel bir acil durum ihbar butonu entegre edilecek.
Öğretmenlerin En Büyük Çilesi: Bahçe Nöbeti Görevi Kaldırılıyor mu?
Yeni personellerin "bahçe görevlisi" unvanıyla sahaya inecek olması, eğitim sendikaları ve öğretmenler arasında uzun süredir tartışılan "bahçe nöbeti kaldırılıyor mu?" sorusunu yeniden alevlendirdi. Kat nöbetlerine kıyasla çok daha geniş bir fiziki alandan sorumlu olan, açık havada, kaza ve olay riskinin en yüksek olduğu öğrenci yoğunluğunda mesai harcayan öğretmenler, bu uygulamanın mevzuata nasıl yansıyacağını sorguluyor.
Sosyal güvenlik ve eğitim uzmanlarının yaptığı değerlendirmelere göre; yeni personellerin göreve başlamasıyla birlikte öğretmenlerin omuzlarındaki fiziki yük ve asayiş takibi sorumluluğu çok büyük oranda hafifleyecek. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından mevcut Okul Öncesi ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nde öğretmenlerin nöbet görevlerinin tamamen kaldırıldığına dair resmi ve yasal bir düzenleme henüz yayımlanmış değil. İlk etapta yeni görevlilerin mevcut güvenlik tedbirlerine ilave bir mekanizma olarak çalışacağı belirtiliyor.
30 Bin Personel Alımı İŞKUR Üzerinden Valiliklerce Yürütülecek
Büyük istihdam hamlesinin lojistik ve idari süreçleri tamamen netleşti. 81 ilin tamamını kapsayan projede il bazındaki ihtiyaç kontenjanları belirlenerek listeler valiliklere gönderildi. Başvurular Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) sistemi üzerinden, Toplum Yararına Program (TYP) modeline paralel esneklikle toplanacak. Valiliklerin koordinasyonunda yürütülen son hazırlık toplantılarının tamamlanmasının ardından İŞKUR portalı üzerinden ilanlar aktif edilecek. Adayların başvuru şartları, kesin takvim ve çalışma sürelerine ilişkin resmi kılavuzun ilerleyen günlerde kamuoyuna ilan edilmesi bekleniyor.
Yeni Personeller Okulların Açılış Tarihine Yetişecek mi
Milyonlarca velinin ve okul idarecisinin en çok merak ettiği sorulardan biri de personellerin mesaiye ne zaman başlayacağı konusu oldu. Yetkili mercilerden yapılan resmi açıklamalarda, 30 bin bahçe görevlisinin yeni eğitim-öğretim yılının ilk gününe kadar tüm mülakat, güvenlik soruşturması ve işe alım süreçlerinin tamamlanacağı vurgulandı. Okulların kapıları öğrenciler için açıldığı an, yeni güvenlik personelleri de görev yerlerinde konumlanmış olacak. Riskli olarak kategorize edilen okullarda ise emniyet güçleri ve sabit polis/bekçi unsurları ekstra bir koruma kalkanı olarak bahçe görevlileriyle eş zamanlı çalışmaya devam edecek.


