
Yalova'da pencereden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Güllü'nün ölümüne ilişkin davada, kızı Tuğyan Ülkem Gülter'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Mahkeme, tanık ifadeleri, kamera kayıtları ve bilirkişi raporlarını birlikte değerlendirdi. Tasarlama suçunun kanıtlanamadığına hükmedilirken, sanığın avukatı karara itiraz edeceklerini duyurdu.
'Güllü' adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut'un (52), Yalova'nın Çınarcık ilçesinde evinin penceresinden düşerek yaşamını yitirmesine ilişkin davada 25 sayfalık gerekçeli karar açıklandı. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının dayanaklarını ayrıntılarıyla ortaya koydu. Mahkeme, tanık Sultan Nur Ulu'nun ifadeleri, güvenlik kamerası kayıtları, bilirkişi raporları ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek sanığın annesini kasten öldürdüğüne hükmetti.
GÜLLÜ'NÜN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN DAVADA GEREKÇELİ KARAR AÇIKLANDI
Şarkıcı Gül Tut, 26 Eylül 2025 tarihinde Yalova'nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'ndeki 6 katlı binada bulunan evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetti.
Saat 01.26 sıralarında meydana gelen olayın ardından başlatılan soruşturmada, sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay gecesi evde bulunan Sultan Nur Ulu gözaltına alındı.
Gülter, 13 Aralık 2025'te kasten öldürme suçlamasıyla tutuklanırken, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verildi.
Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Gülter hakkında tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.
KIZI TUĞYAN ÜLKEM GÜLTER'E AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET VERİLDİ
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde davanın ilk duruşması 1 Ekim 2026 tarihinde yapıldı.
9 Ekim'deki ikinci duruşmada mahkeme, Tuğyan Ülkem Gülter'i kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.
Mahkeme ayrıca sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Hükmün ardından hazırlanan 25 sayfalık gerekçeli kararda, mahkûmiyetin hangi delillere dayandırıldığı açıklandı.
MAHKEME TANIK SULTAN NUR ULU'NUN İFADESİNİ ESAS ALDI
Gerekçeli kararda, olay sırasında evde yalnızca Gül Tut, kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu'nun bulunduğu belirtildi.
Ev ve apartmandaki güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesi sonucunda, olaydan önceki gün boyunca ve ölümün gerçekleştiği saate kadar eve bu üç kişi dışında kimsenin giriş çıkış yapmadığının tespit edildiği aktarıldı.
Mahkeme, olayın tek görgü tanığı olarak dinlenen Sultan Nur Ulu'nun duruşmada verdiği yeminli ifadeye itibar etti.
Ulu, Gül Tut'un odaya geldiğini, kendisinin aynaya döndüğü sırada Tuğyan Ülkem Gülter'in annesini arkasından üst baldırından tutarak pencereden attığını gördüğünü anlattı.
TANIK NEDEN İFADESİNİ DEĞİŞTİRDİ?
Sultan Nur Ulu'nun soruşturmanın ilk aşamalarında düşme anını görmediğini söylediği, daha sonraki ifadesinde ise olayı gördüğünü anlattığı belirtildi.
Beyanları arasındaki farklılığın sorulması üzerine Ulu, Tuğyan Ülkem Gülter'in kendisine zarar vermesinden ve suçu üzerine atmasından korktuğunu söyledi.
Mahkeme, tanığın bu çelişkiye ilişkin açıklamalarını değerlendirdi.
Gerekçeli kararda, Ulu'nun sanığa iftira atmasını gerektirecek somut bir husumet nedeninin bulunmadığı, olayın yaşandığı odada başka bir görgü tanığı olmadığı ve korktuğuna ilişkin beyanlarının dosyadaki diğer anlatımlarla desteklendiği ifade edildi.
KAMERA KAYITLARINDA DİKKAT ÇEKEN SAATLER
Mahkemenin gerekçeli kararında güvenlik kamerası kayıtlarına ilişkin ayrıntılara da yer verildi.
Buna göre Gül Tut'un 26 Eylül 2025 günü saat 01.22 sıralarında tuvalete girdiği belirlendi.
Saat 01.23.58 sıralarında tuvaletten çıkan sanatçının “Herkes tamam mı?” dediği ve ardından kızının odasına yöneldiği kaydedildi.
Saat 01.26.37 sıralarında ise Gül Tut'un düşmesinin ardından Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu'nun panikle evin dış kapısına yönelerek merdivenlere koştuğu belirtildi.
BİLİRKİŞİ VE ADLİ TIP RAPORLARI İNCELENDİ
Gerekçeli kararda, olayın meydana geldiği odadaki fiziksel bulgular ile kamera ve ses kayıtlarına yönelik bilirkişi incelemeleri de değerlendirildi.
Raporlarda, olay sırasında odada bulunan iki kişinin Gül Tut'a yakın mesafede olduğu ve düşme seslerinden sonra ani bir refleks bağırmasının duyulmadığı belirtildi.
Odada kayganlık sağlayan bir madde bulunduğu iddiası üzerine yapılan kriminal incelemede ise herhangi bir madde kalıntısına rastlanmadığı kaydedildi.
Adli Tıp Kurumu raporlarında, Gül Tut'un zehirlenerek öldüğünü gösteren tıbbi bir delil bulunmadığı ifade edildi.
Sanatçının ölümünün yüksekten düşmeye bağlı ağır beden travması, kırıklar, beyin kanaması ve iç organ yaralanmalarından kaynaklanan iç kanama sonucunda meydana geldiği belirtildi.
MAHKEME 'TASARLAYARAK ÖLDÜRME' SUÇUNUN OLUŞMADIĞINA HÜKMETTİ
Mahkeme, sanığın annesini öldürme kararını önceden ve kesin olarak hangi tarihte aldığının dosyadaki delillerle belirlenemediğini değerlendirdi.
Suç kararının alınması ile eylemin gerçekleştirilmesi arasında tasarlama suçunun gerektirdiği koşulların oluştuğunun kanıtlanamadığı belirtildi.
Bu nedenle şüpheden sanığın yararlanması ilkesi uygulanarak tasarlayarak öldürme suçunun oluşmadığına hükmedildi.
Buna karşılık mahkeme, tanık beyanları ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek Gül Tut'un kasten öldürüldüğü sonucuna vardı.
TAKDİRİ İNDİRİM UYGULANMADI
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Tuğyan Ülkem Gülter'i kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm etti.
Sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verildi.
Mahkeme, Gülter'in tutukluluk halinin devamına da hükmetti.
Kararın, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf edilebileceği belirtildi.
AVUKAT MERVE UÇANOK: “KARARA İTİRAZ EDECEĞİZ”
Tuğyan Ülkem Gülter'in avukatı Merve Uçanok, gerekçeli karara ilişkin DHA'ya yaptığı açıklamada mahkûmiyet hükmüne itiraz edeceklerini bildirdi.
Uçanok, kararın büyük ölçüde Sultan Nur Ulu'nun tanık beyanına dayandırıldığını savundu.
Tanığın ifadelerinden birine neden üstünlük tanındığının somut ve denetlenebilir gerekçelerle açıklanmadığını ileri süren Uçanok, şu ifadeleri kullandı:
“Bu karar hukuka aykırıdır. Tüm üst kanun yollarına başvurma haklarımızı kullanacağız. Adalet yalnızca bir anlatıma inanmak değil o anlatımın somut delillerle doğrulandığını ve başka türlü açıklanamayacak bir kesinliğe ulaştığını ortaya koymaktır.”
Uçanok, diğer delillerle desteklenmediğini ve çelişkilerinin giderilmediğini savunduğu tek bir tanık ifadesinin mahkûmiyet için yeterli kabul edilemeyeceğini belirtti.
Gerekçeli kararın açıklanmasının ardından gözler, savunma tarafının yapacağını duyurduğu istinaf başvur


