Erhan Karaal'dan 4 sayfalık ifade: 500 kilogram altın iddiası!

İstanbul Maltepe'de evinin önünden kaçırılan ve polis baskınıyla kurtarılan İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, soruşturma kapsamında savcılığa 4 sayfalık ifade verdi. İfadesinde kimseyle husumetinin olmadığını söyleyen Karaal, "'Serdal Taşkın‘ın Erzincan‘da sakladığı 500 kilo altını vereceksin' diyerek beni dövdüler" dedi.

H
Haber Merkezi 22 Haziran 2026, 21:36 · Güncelleme: 21:39
👁 16

İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 17 Haziran Çarşamba günü evinin önünden kaçırılmıştı. Gayrettepe Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, başlatılan çalışma sonrasında 36 saat boyunca alıkonulan ve ağır şekilde darbedileen Karaal’ı, Tuzla’da bir inşaat alanına düzenledikleri baskınla kurtarmıştı.

12 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada, olayla bağlantısı olduğu düşünülen 12 şüpheli gözaltına alındı.

KARAAL’IN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

karaal/">Erhan Karaal, soruşturma kapsamında savcılığa 4 sayfalık ifade verdi. İfadesinde kimseyle husumetinin olmadığını, İBB soruşturmaları komisyon üyeliği yaptığı için 11 dosyadan tutuksuz yargılandığını söyledi.

“VATAN EMNİYETTEN GELİYORUZ” DEMİŞLER!

Karaal ifadesinde, olay günü Silivri’deki İBB davasına gittiğini anlatarak, “Duruşma sonrasında ikametime geri döndüm, evde bir süre zaman geçirdikten sonra 1 üst sokağımda bulunan kayınvalidemin evine gittim. Bu süre zarfında hiç takip edildiğimi hissetmedim ve evime geri döndüğümde ikametimin önünde bir şahıs önümü kesti ve arkamdan da birkaç kişi geldi. Bu kişiler bana polis olduklarını ve beni ‘Vatan emniyete götüreceklerini’ söyleyerek zorla araç içerisine soktular” dedi.

“SÜREKLİ ARAÇ DEĞİŞTİRDİLER”

“O an hangi araca bindiğimi göremedim” diyen Karaal, ifadesini şöyle sürdürdü:

“Araç içerisinde kafamı bacaklarımın arasına kadar bastırdılar. Beni bir süre götürdükten sonra aracın yanına sıfıra sıfır bir araç yanaştırıp beni o araca taşıdılar. Aracın içi kahverengi renkteydi. Yanlış hatırlamıyorsam araç BMW veya Mercedes marka bir araçtı. Beni bir süre bu araçta gezdirdiler. Bu sürede sürekli Kürtçe konuşuyorlardı. Bir süre gezdirdikten sonra yine bir aracı sıfıra sıfır yanaştırarak beni o araca taşıdılar.

O aracın marka modelini bilmiyorum. Böyle birçok araç değiştirdiler. 3. veya 4. Araçta yine Kürtçe konuşuyorlardı. Sonra Türkçe olarak, araç şoförüne nereli olduklarını sordular. Araç şoförü Iraklı olduğunu söyledi. Iraklı olduğunu söyleyen şahıs ‘Esentepe Sanayi Bölgesi bizim. Oraya gidelim sıkıntı olmaz’ gibi bir cümle kurdu. Bu cümleyi diğer araca taşımak amacıyla söylediğini anladım.”

“PARA İSTEYİP, DÖVDÜLER”

“Bütün araçlarda kafam bacaklarımın arasında olduğu için yüzlerini göremedim ve beni hiç konuşturmuyorlardı” diyen Karaal, “Aynı zamanda kafam sürekli bacaklarımın arasına bastırdıkları için yolları göremiyordum ancak iki kez Avrasya Tüneli’nden geçtik. Ben geçtiğimizi teypten gelen sesli anons sayesinde öğrendim. İlk Avrupa yakasına geçtiğimizde aracı Iraklı şoför kullanıyordu. Orada beni sarnıç gibi bir yere götürdüler. Sarnıç gibi yere girdiğimde benim üzerimden gözlüğümü, cüzdanımı ve telefonumu aldılar.

Burada 7-8 kişi vardı. Sarnıç içerisinde bana sopalarla döverek, bana Serdal Taşkın isimli eski İBB müdürünün ve Ekrem İmamoğlu‘nun kasası olduğumu söyleyerek benden 300 kilo altın talep ettiler. Ben Serdal Taşkın’ı İBB‘de çalışmaya başlayınca tanıdım ve kendisiyle iş dışında herhangi bir bağım bulunmamaktadır. Ben öyle bir paranın bende olmadığını söylediğimde bana işkence ederek ‘o parayı vereceksin’ dediler” şeklinde konuştu.

“ERZİNCAN’DA SAKLADIĞI 500 KİLO ALTINI VERECEKSİN”

Serdal Taşkın‘ın Erzincan‘da sakladığı 500 kilo altını vereceksin diyerek kendisini dövmeye devam ettiklerini belirten Karaal, ifadesine şu sözlerle devam etti:

“Ben bu sırada benim çocuklarım için biriktirdiğim 2-3 milyon param var. Onu size vereyim deyince, ‘O paramı biz sana 2 milyon verelim’ diyerek dövmeye devam ettiler. Orada kendi aralarında ‘Bilgisayar getirtelim ve parayı hesabımıza atsın’ dediler. Ancak sonradan bilgisayar getirmediler. Daha sonra oradan beni bir araca bindirerek Avrasya Tüneli’nden geçirdiler.

Beni lağım gibi bir yere götürdüler ve dövmeye devam ettiler. Orada gözlerimi ve ellerimi bağlayarak bir aracın bagajına koydular ve beni polislerin bulduğu yere götürdüler. Orada 3-4 kişi vardı. Sürekli başımda 2 kişi bekliyordu. Benim tırnaklarımı çekip, sopa ve demirlerle dövmeye devam ettiler. Genelde suratlarını kapatıyorlardı ve kafamı bacaklarımın arasına bastıkları için hepsinin yüzünü görmedim. Ancak birkaçının yüzünü gördüm ve teşhis edebilirim” dedi.

KENDİSİNİ KAÇIRANLARI TEŞHİS ETTİ

Teşhis etmesi için 8 fotoğraf gösterilen Karaal, 3’nün İBB çalışanı olduğunu belirterek, kaçırılmasıyla bir ilgilerinin olup olmadığını bilmediğini söyledi. 1. ve 2. fotoğraftaki kişinin kendisini polis gibi tanıtıp zorla arabaya götüren 4 kişiden ikisi olduğunu, 3., 4. ve 5. fotoğraftaki kişileri de alıkoyulduktan sonra kaçırma organizasyonunun içinde gördüğünü söyledi.

“BENİ ÖLDÜRECEKLERDİ, POLİS GELDİĞİ İÇİN YAPAMADILAR”

Yaklaşık 10 kişilik bir ekip olduğunu söyleyen Karaal, “Gözlerimi bağlamaları sebebiyle diğerlerinin yüzlerini göremedim. Ayrıca bu şahıslar telefonda farklı insanlarla da sürekli konuşuyorlardı. Kürtçe konuştukları için ne konuştuklarını anlamıyordum. Ancak benim durumumla alakalı konuştuklarını biliyorum. En son olarak beni öldürecekti ancak polisler geldiği için bu işi yapamadı. Beni alıkoyan şahısların ne sebeple böyle bir işe kalkıştıklarını bilmiyorum.

Yaşadığım kaçırılma olayında çoğu zaman benim kafamı bacaklarımın arasına sokmaları, o an yaşadığım korku-panik-baskı ve ortamın karanlık olması sebebiyle hatırlayamadığım şahıslar olabilir. Ben beni kaçıran, bu işe aracılık eden ve bu işten haberi olup adli makamlara bildirmeyen tüm şahıslardan, siz tarafından tespit edilen veya edilemeyen tüm şahıslardan davacı ve şikayetçiyim” dedi.

Sıradaki haber
H

Haber Merkezi

Trend Haber editörleri gündemdeki gelişmeleri doğrulanmış kaynaklar ve güncel bilgilerle derler.