
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne yönelik soruşturmada tutuklanan doktoru Nurettin Demirkol'un savcılık ifadesi ortaya çıktı. Demirkol,'10 yıl öncesini hatırlamam mümkün değil. Hatırlama konusunda problemliyim. Hatırlamıyorum, bilmiyorum' diyerek kendisini savundu.
Demirkol ifadesinde, “Olay günü ben mi aradım, başkası mı aradı hatırlamıyorum. Başkası benim telefonumdan da aramış olabilir” dedi. Ayrıca savcılık, Demirkol’a olay günü polislerle birkaç kez görüştüğünü hatırlamasına rağmen ilk ihbarı kendisinin yapıp yapmadığını neden hatırlamadığını da sordu. Demirkol, yakın zamanda baktığı hastaları dahi hatırlamakta zorlandığını söyledi.
Demirkol, 26 Ağustos 2026 tarihinde tanık sıfatıyla verdiği ilk ifadesinde, sağlık ve kolluk ekiplerini kimin aradığını bilmediğini, Denizolgun’un özel doktoru olmadığını ve ölümü şüpheli olarak değerlendirmediğini söyledi. Ancak Riva Polis Merkezi Amirliğince hazırlanan 155 Acil Çağrı çözüm tutanağında, ihbarın Demirkol’un kullandığı telefon üzerinden yapıldığı, arayan kişinin kendisini ailenin hekimi olarak tanıttığı ve ölümün şüpheli olduğunu söylediği tespit edildi. Bu çelişki sorulan Demirkol, "Olay günü ben mi aradım, başkası mı aradı hatırlamıyorum. Başkası benim telefonumdan da aramış olabilir” dedi. Ayrıca savcılık, Demirkol’a olay günü polislerle birkaç kez görüştüğünü hatırlamasına rağmen ilk ihbarı kendisinin yapıp yapmadığını neden hatırlamadığını da sordu. Demirkol, yakın zamanda baktığı hastaları dahi hatırlamakta zorlandığını söyleyerek, “Olayın üzerinden yaklaşık 10 yıl geçti” dedi. Demirkol ayrıca olay yerinde telefonunu “ortada bıraktığını”, çiftliğe gelip giden kişilerden birinin de telefonundan ihbar yapmış olabileceğini söyledi.
‘AİLE DOKTORU’ DİYE TANITTIĞI TESPİT EDİLDİ
Öte yandan Demirkol’un Denizolgun’la doktor-hasta ilişkisine ilişkin ifadelerinde de çelişki olduğu tespit edildi. Demirkol’un daha önce 'özel doktoru değildim' dediği ve olay yerine giden polis ile olay yeri inceleme görevlilerinin anlatımlarında, olay yerinde kendisini 'aile doktoru' olarak tanıtan bir kişinin bulunduğuna ilişkin kayıtların yer aldığı tespit edildi. Bu durum sorulduğunda Demirkol, “Maktulü 2-3 kere muayene ettim. Ancak aile doktoru nasıl olunur bilmiyorum. Bu tabirden neyin kastedildiğini bilmiyorum” dedi. Savcılıkça, Demirkol’un ilk ifadesindeki konum bilgileriyle HTS kayıtlarının da örtüşmediği tespit edildi. Demirkol, 26 Ağustos’taki ifadesinde olay günü Kısıklı’daki ikametinde bulunduğunu söyledi. Ancak savcılık sorgusunda kendisine, 6 Eylül 2016 saat 18.12’den 8 Eylül 2016 saat 17.46’ya kadar Kısıklı bölgesinde baz kaydının bulunmadığı söylendi. Demirkol, bu konunun sorulması üzerine, “Benim iki gün baz kaydımın olmaması mümkün değildir. O gün ikametimdeydim. Baz kayıtlarının neden bu şekilde çıktığını bilmiyorum” dedi.
‘YAPTIĞIM GÖRÜŞMELERİ HATIRLAMIYORUM’
Savcılık ayrıca, Demirkol’un olay yerine gittiğinde Denizolgun’un zaten hayatını kaybettiğini söylediğini, ancak HTS kayıtlarında 7 Eylül 2016 günü 21.16-21.42 saatleri arasında Hisar Hastanesi adına kayıtlı telefonla art arda görüşmeler yaptığının görüldüğünü belirtti. Görüşmelerin nedeni sorulan Demirkol, “O gün yaptığım görüşmeleri hatırlamıyorum.” dedi.
‘KONUŞUP KONUŞMADIĞIMI HATIRLAMIYORUM’
Demirkol’un ilk ifadesinde, çiftliğe gittiğinde Murat Bayrak ile yabancı uyruklu bir kişinin bulunduğunu söylediği; ancak soruşturma dosyasındaki olay yeri inceleme raporunda Hilmi Tuna Kuriş’in de olay yerinde bulunduğuna ilişkin kayıt yer aldığı ve HTS incelemesinde Kuriş’in 7 Eylül 2016 günü saat 20.56’da çiftliğin bulunduğu bölgeden baz verdiğinin tespit edildiği ortaya çıktı. Savcılıkça ayrıca, Demirkol ile Hilmi Tuna Kuriş arasında aynı gece 21.13 ve devamında ardışık arama ve aranma kayıtları bulunduğu belirlendi. Bu kayıtlar sorulan Demirkol, “O gün Hilmi Tuna Kuriş ile konuşup konuşmadığımı hatırlamıyorum. Gittiğimde orada olup olmadığını bilmiyorum” dedi. Demirkol’a Ahmet Yum, Ahmet Gökçen ve Alihan Kuriş’in olay yerine gelip gelmediği sorulduğunda ise dosyadaki başka bir tanık anlatımında, olay yerine gelen adli tabibin doktorun yanında bir avukat bulunduğunu ve Alihan Kuriş’in olay yerinde olduğunu söylediği aktarıldı. Demirkol ile Ahmet Yum arasında 8 Eylül 2016 sabahı telefon görüşmesi kaydı bulunduğu sorulması üzerine Demirkol, bu isimlerin olay yerine gelip gelmediğini ve Ahmet Yum’la neden görüştüğünü hatırlamadığını söyledi.


