İhbar Hattı

Ahbap soruşturmasında savcılığa çağrılmışlardı! Gökhan Özoğuz ve Ece Üner'in ifadeleri ortaya çıktı

Ahbap Derneğine yönelik devam eden soruşturmada, Ece Üner, Fatih Portakal, Feyza Altun, Gökhan Özoğuz ve Öykü Serter savcılık tarafından ifadeye çağrıldı. Adliyeye gelen isimlerden Gökhan Özoğuz, Ece Üner ve Öykü Serter'in ifadeleri ortaya çıktı.

Yazar Haber Merkezi
Kaynak Trendhaber.com
Yayınlanma
Güncelleme
Yapay Zeka ile Özetle

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ahbap Derneğine yönelik başlattığı soruşturma giderek genişliyor. Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur ile birlikte toplam 27 kişinin tutuklu bulunduğu soruşturmada, bugün Ece Üner, Fatih Portakal, Feyza Altun, Gökhan Özoğuz ve Öykü Serter ifadeye çağrıldı.

AYNI SAATTE ADLİYEYE GELDİLER

İfadeye çağrılan 5 isimden Üner, Özoğuz ve Serter aynı saatlerde adliyeye gelerek, ifade işlemleri için savcılık katına çıktı. 3 ismin işlemlerinin tamamlanmasının ardından ifadeleri de ortaya çıktı.

"HERHANGİ BİR PARA TRANSFERİ YAPMADIM"

Özoğuz, Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent’i aynı sektörde bulunmaları ve basında yer alması nedeniyle ismen tanıdığını, ancak kendisiyle yüz yüze görüşmediğini söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından ne tür yardımlar yapılabileceğine ilişkin kısa bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiş olabileceğini belirten Özoğuz, bu görüşmenin herhangi bir iş birliğiyle sonuçlanmadığını ifade etti.

Özoğuz, kendisine ait banka hesaplarından Haluk Levent, Oğuzhan Uğur veya Ahbap Derneği’ne ait herhangi bir hesaba para transferi yapmadığını, bu kişi ve kuruluşlarla iş ilişkisinin bulunmadığını kaydetti.

Oğuzhan Uğur’u deprem öncesinde müzik çevresinden tanıdığını anlatan Özoğuz, deprem sonrasında yardım çalışmalarını görmesi üzerine Uğur’u arayarak nasıl destek olabileceğini sorduğunu söyledi. Daha sonra Uğur’un ofisine gittiğini belirten Özoğuz, burada göçük altındaki kişilerden gelen telefon görüşmelerini dinlediğini ve bundan etkilenerek ofisten ayrıldığını anlattı.

"AMACIM YALNIZCA YARDIMLARA DESTEK OLMAKTI"

Herhangi bir hesap için bağış toplamadığını vurgulayan Özoğuz, yardım çağrısı içeren bir video çekmiş olabileceğini ancak videoda hangi bağlantıları işaret ettiğini hatırlamadığını söyledi. Özoğuz, söz konusu bağlantıların Oğuzhan Uğur ve ekibi tarafından paylaşılan yardım adresleri olabileceğini belirtti.

Deprem döneminde yaptığı sosyal medya paylaşımlarına da değinen Özoğuz, Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur’u etiketlediği paylaşımları, sahte hesaplar üzerinden yayılan ve yardımların ulaştırılmadığını öne süren yorumlara karşı yaptığını ifade etti. Paylaşımlarında Ahbap’ın yanı sıra AFAD, Kızılay ve diğer yardım kuruluşlarını da etiketlediğini belirten Özoğuz, amacının yalnızca yardım çalışmalarına destek olmak olduğunu söyledi.

YouTube’da kullandığı, “Hayatımda ülkeyi bu kadar sahipsiz hissetmedim” sözlerinin Türkiye Cumhuriyeti’ni veya herhangi bir kamu kurumunu hedef almadığını savunan Özoğuz, bu ifadeyle göçük altındaki kişiler ile yakınlarının çaresizliğini anlatmak istediğini kaydetti.

"HALUK LEVENT'LE PARA ALIŞVERİŞİM OLMADI"

Serter, 1999’daki Adapazarı depreminde muhabir olarak görev yaptığını ve sahada tanık olduğu olayların kendisinde travma yarattığını anlattı. Bu nedenle doğal afetler konusunda hassas olduğunu belirten Serter, 6 Şubat depremlerinin ardından yaptığı sosyal medya paylaşımlarını yaşadığı üzüntü ve öfkeyle kaleme aldığını söyledi.

Paylaşımlarının devletin yardım kuruluşlarının yetersiz kaldığını öne sürmek amacı taşımadığını ifade eden Serter, ortak acıyı paylaşmak için duygularını dile getirdiğini kaydetti. Serter, vatandaşları Ahbap’a veya başka bir özel yardım kuruluşuna yönlendirmediğini vurguladı.

Haluk Levent’i şahsen tanımadığını belirten Serter, kendisiyle hiçbir dönem kişisel ya da ticari bir ilişkisinin ve para alışverişinin olmadığını söyledi. Ahbap Derneği aracılığıyla herhangi bir yardım faaliyetinde bulunmadığını ve derneğe para yatırmadığını da ifade etti.

Levent hakkında geçmişte çıkan dolandırıcılık haberlerinden haberdar olduğunu söyleyen Serter, bu tür yardım topluluklarına itibar etmediğini ve yardımlarını doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaştırmayı tercih ettiğini anlattı.

Ahbap soruşturmasını bir vatandaş ve medya mensubu olarak takip ettiğini belirten Serter, insanların zor durumlarından ve duygularından yararlanılarak menfaat sağlanmasını kabul etmesinin mümkün olmadığını söyledi.

"KENDİMİ KANDIRILMIŞ HİSSEDİYORUM"

Üner, Haluk Levent’i sanatçı ve Ahbap Derneği yöneticisi olarak tanıdığını, kendisiyle ilk kez Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Oğuzhan Uğur’un Babala TV kanalında düzenlediği programda yüz yüze geldiğini anlattı. Bu görüşmenin öncesinde ve sonrasında Levent ile yüz yüze veya telefonla herhangi bir görüşmesinin olmadığını belirtti.

Canlı yayında Ahbap’a yönelik eleştirilere karşı kullandığı ifadelerin derneği savunma amacı taşımadığını söyleyen Üner, o dönemde yaptığı “AFAD da bizim, Ahbap da bizim” paylaşımıyla birlik ve beraberlik mesajı vermek istediğini kaydetti.

Ahbap Derneği’ne herhangi bir bağışta bulunmadığını bildiren Üner, bunun banka hesap hareketlerinden de görülebileceğini ifade etti. Bağışların kaynağının sorgulanması ve sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini daha sonra sosyal medya hesabından da dile getirdiğini söyledi.

Basına yansıyan iddiaların doğru olması halinde kendisini kandırılmış hissettiğini belirten Üner, Haluk Levent’in yardım paralarını iddia edilen şekilde kullanacağını bilseydi söz konusu açıklamaları yapmayacağını vurguladı. Üner, Levent’e o dönemde devlet yetkilileri tarafından teşekkür edilmesi ve ödüller verilmesinin de kendi yaklaşımında etkili olduğunu söyledi.

Geçmişteki paylaşımından pişman olduğunu ifade eden Üner, Haluk Levent’in savunmasını geçerli bulmadığını ve iddia edilen eylemlerin kamu vicdanına sığmadığını düşündüğünü belirterek tepki gösterdi.

H

Haber Merkezi

Trend Haber editörleri gündemdeki gelişmeleri doğrulanmış kaynaklar ve güncel bilgilerle derler.

Sonraki haber hazırlanıyor…