
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 36'ya düşürmesinin ardından yabancı bankalar yeni değerlendirmelerini yayımladı. Barclays, Citi, ING ve HSBC, politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35'e gerilemesini bekliyor. Bankaların 2027 yılına ilişkin faiz tahminleri ise farklılaşıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 9 aylık aranın ardından politika faizini yüzde 37'den yüzde 36'ya indirmesi, yabancı bankaların analiz raporlarına yansıdı. Barclays, Citi, ING ve HSBC, Merkez Bankası'nın faiz kararını ve gelecek döneme ilişkin para politikası beklentilerini değerlendirdi. Dört banka da politika faizinin 2026 yılı sonunda yüzde 35 seviyesine gerileyeceğini öngördü.
MERKEZ BANKASI 9 AY SONRA FAİZ İNDİRDİ
TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 100 baz puan indirerek yüzde 37'den yüzde 36'ya çekti.
Kurul ayrıca, gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40'tan yüzde 39'a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5'ten yüzde 34,5'e düşürdü.
Ocak ayından bu yana ilk kez faiz indirimine giden Merkez Bankası, bundan sonraki adımların büyüklüğü ve zamanlamasının enflasyon görünümü dikkate alınarak toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla belirleneceğini bildirdi.
ING: ARALIK AYINDA 100 BAZ PUANLIK İNDİRİM BEKLİYORUZ
ING Başekonomisti Muhammet Mercan tarafından hazırlanan "TCMB faiz indirimlerine yeniden başladı ve devamının geleceği sinyalini verdi" başlıklı raporda, politika faizinin beklentilere paralel olarak yüzde 36'ya düşürüldüğü belirtildi.
Faiz koridorunun genişliğinin 450 baz puan seviyesinde korunduğu hatırlatılan raporda, Brent petrolün varil başına 110 dolara yakın seyretmesine ve Orta Doğu'daki jeopolitik risklere rağmen faiz indirimi yapılmasına dikkat çekildi.
ING, kararın ekonomik aktivitedeki yumuşamayı ve eylül ayına ilişkin olumlu enflasyon verilerini yansıttığını değerlendirdi.
Gıda, özellikle de işlenmemiş gıda fiyatlarındaki düzeltmenin yıllık enflasyondaki gerilemeye katkı sağladığı belirtildi.
Raporda, savaşın başlangıcından bu yana Türk lirasının aylık değer kaybının hızlanmasına rağmen çekirdek mallar ve hizmet enflasyonundaki aşağı yönlü eğilimin devam ettiği ifade edildi.
Yılın ikinci yarısında büyümenin daha ılımlı seyrettiğini ve yatırım fonlarındaki aksamaların iç talebi baskılamayı sürdüreceğini belirten ING, TCMB'nin ileriye dönük yönlendirmesinde yaptığı değişikliğe de dikkat çekti.
Banka, koşullarda belirgin bir değişiklik yaşanmaması halinde aralık ayında 100 baz puanlık bir faiz indirimi daha beklediğini ve politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35'e gerileyeceğini açıkladı.
HSBC: FAİZ 2027 SONUNDA YÜZDE 21'E GERİLEYEBİLİR
HSBC Ekonomisti Melis Metiner tarafından hazırlanan raporda, TCMB'nin 100 baz puanlık faiz indiriminin bankanın ve piyasanın beklentileriyle uyumlu olduğu belirtildi.
HSBC, Para Politikası Kurulu'nun son verilerdeki dalgalanmalara rağmen enflasyonun ana eğiliminde iyileşmenin devam ettiği yönündeki değerlendirmesine dikkat çekti.
İç talepteki zayıflığın arz yönlü şokların tüketici fiyatlarına yansımasını sınırlandırdığı ifade edildi.
Raporda, Merkez Bankası'nın veri odaklı ve ihtiyatlı yaklaşımını koruduğu, enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma yaşanması halinde parasal sıkılaşmaya gidilebileceği yönündeki taahhüdünü sürdürdüğü kaydedildi.
HSBC, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 30, 2027 yıl sonu enflasyon tahminini ise yüzde 15 olarak korudu.
Banka, politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35'e, 2027 sonunda ise yüzde 21'e gerilemesini beklediğini bildirdi.
HSBC ayrıca, 12 Kasım'da yayımlanacak yılın son Enflasyon Raporu'nun para politikasının yönü açısından önemli bir gösterge olacağını belirtti.
CITI: YIL SONUNDA FAİZ YÜZDE 35 OLACAK
Citi tarafından hazırlanan analizde, TCMB'nin enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlama ve iç talepteki zayıflama konusunda eylül ayına göre daha olumlu değerlendirmelerde bulunduğu belirtildi.
Bankaya göre bu gelişmeler faiz indirimi için alan oluştururken, jeopolitik gerilimler ve yüksek enerji fiyatları enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk yaratmayı sürdürüyor.
Raporda, Orta Vadeli Program'da (OVP) enflasyonun 2025 yılındaki yüzde 30,3 seviyesinden 2026'da yüzde 28,4'e, 2027'de ise yüzde 21'e gerilemesinin öngörüldüğü hatırlatıldı.
Buna karşılık 2027 yılına ilişkin piyasa enflasyon beklentisinin yüzde 23 seviyesinde bulunduğu belirtildi.
TCMB anketinde 2026 büyüme beklentisinin yüzde 3,84'ten yüzde 2,9'a gerilediği, 12 ay sonrası enflasyon beklentisinin ise yüzde 23,89'a yükseldiği kaydedildi.
Citi analistleri, Türk lirasındaki değer kaybının hızlanmasını Merkez Bankası'nın "periyodik bir yeniden kalibrasyon" olarak değerlendirdiğini aktardı.
Raporda, yüksek petrol fiyatları ve doların euro karşısındaki değer kazancının rekabet gücüne ilişkin kaygıları artırdığı ifade edildi.
Kalıcı dezenflasyon için yalnızca para politikası adımlarının yeterli olmayacağı, mali disiplin, ihtiyatlı gelirler politikası ve yapısal reformlara da ihtiyaç duyulduğu değerlendirildi.
Citi, yılın kalan bölümünde sınırlı faiz indirimi alanı bulunduğunu belirterek politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35'e düşeceğini öngördü.
Banka, ekonomik büyümenin beklenenden daha zayıf gerçekleşmesi halinde TCMB'nin tahmin edilenden daha fazla gevşemeye gidebileceğini de belirtti.
BARCLAYS: FAİZ İNDİRİMLERİ 100 BAZ PUANLIK ADIMLARLA SÜREBİLİR
Barclays, TCMB'nin faiz kararına ilişkin açıklamasında kullandığı ifadelerdeki değişikliklere dikkat çekti.
Banka, önceki karar metninde enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlamaya ilişkin kullanılan ifadenin, son açıklamada gerilemenin teyit edildiği yönünde güçlendirildiğini belirtti.
Ayrıca ileriye dönük yönlendirmeye faiz adımlarının "büyüklüğü" ifadesinin eklenmesinin önemine işaret edildi.
Barclays, bu değişikliğin Merkez Bankası'nın ilerleyen dönemde faiz indirim hızını artırabileceğine yönelik örtülü bir sinyal olabileceğini değerlendirdi.
Bununla birlikte, gerçekleşen reel politika faizinin yüzde 5-7 civarında tutulması hedefi doğrultusunda faiz indirimlerinin hızlanabilmesi için enflasyondaki düşüşün ivme kazanması gerektiği vurgulandı.
BARCLAYS'TEN TÜRK LİRASI VE MEVDUAT FAİZİ ANALİZİ
Barclays raporunda para politikası ile döviz kuru politikasının birbirini tamamladığı belirtildi.
Orta Doğu'daki savaş öncesinde dolar karşısında aylık ortalama yüzde 1,2 değer kaybeden Türk lirasının, haziran ayından sonra aylık yüzde 1,8'lik değer kaybı patikasına getirildiği aktarıldı.
100 baz puanlık faiz indiriminin mevduat faizlerine tamamen yansıması halinde, Türk lirası mevduatların dolar cinsinden aylık getirisinin ekim ayında yüzde 0,7'ye gerileyebileceği hesaplandı.
Aralık ayında 100 baz puanlık ek indirim yapılması durumunda ise söz konusu getirinin aylık yüzde 0,63'e, yıllıklandırılmış olarak yaklaşık yüzde 7,8'e düşebileceği belirtildi.
Bir yıllık Eurobond getirisinin yüzde 6 seviyesinde olduğu dikkate alındığında, bu oranların yatırımcıları Türk lirasında tutmak için gereken asgari getiriye yaklaştığı değerlendirildi.
Barclays, 2027 yılında faiz indirimlerinin devam etmesi halinde TCMB veya Hazine'nin Türk lirasındaki değer kaybının hızını yavaşlatması ya da TL mevduat stopaj oranını düşürmesi gerekebileceğini belirtti.
2027 YILI FAİZ TAHMİNLERİ FARKLILAŞIYOR
Barclays, Merkez Bankası'nın kademeli faiz indirimlerine 100 baz puanlık adımlarla devam edeceği beklentisini korudu.
Banka, politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35'e, 2027 yılı boyunca toplam 500 baz puanlık ek indirimle 2027 sonunda yüzde 30'a gerilemesini öngördü.
Ancak özellikle küresel enerji fiyatlarının seyrine bağlı olarak 2027 yılında beklenenden daha sınırlı faiz indirimi yapılması ihtimalinin güçlendiğini belirtti.
HSBC ise 2027 sonunda politika faizinin yüzde 21 seviyesine düşmesini bekliyor.
Böylece Barclays, Citi, ING ve HSBC'nin 2026 yıl sonu politika faizi tahminleri yüzde 35 seviyesinde birleşirken, 2027 yılına ilişkin öngörülerde farklılıklar bulunuyor.


