
Avrupa Birliği (AB), dijital platformların çocuklar üzerindeki olumsuz psikolojik ve sosyal etkilerini en aza indirmek için tarihi bir adım atmaya hazırlanıyor. AB Komisyonu tarafından yürütülen yeni yasal çalışma kapsamında, 13 yaşın altındaki çocukların Instagram, TikTok, Snapchat ve X (eski adıyla Twitter) gibi popüler sosyal medya platformlarında hesap açması ve bu mecraları kullanması tamamen yasaklanacak.
Düzenlemenin temel gerekçesi olarak, erken yaşta kontrolsüz sosyal medya kullanımının çocuklarda uyku bozukluklarına, akran zorbalığına, dikkat dağınıklığına ve ciddi ruh sağlığı problemlerine yol açması gösterildi. Birlik, bu radikal yasakla birlikte dijital platformların çocukların kişisel verilerini işlemesinin de önüne geçmeyi amaçlıyor.
15 Yaş Altı İçin Ebeveyn Onayı Şart Koşulacak
Yeni düzenleme sadece 13 yaş altını kapsamakla kalmıyor, 15 yaş altındaki gençleri de sıkı bir denetim mekanizmasına dahil ediyor. Taslağa göre, 13-15 yaş aralığındaki bireylerin sosyal medya platformlarında yeni bir profil oluşturabilmesi için velilerinin veya yasal vasilerinin resmi onayı gerekecek.
Ebeveyn onayı mekanizmasının es geçilmemesi adına platformlara çok katı yaş doğrulama sistemleri kurma zorunluluğu getiriliyor. Şirketler, kullanıcıların beyan ettiği yaşların doğruluğunu biyometrik yüz tarama teknolojileri veya resmi kimlik doğrulama yöntemleriyle teyit etmekle yükümlü kılınacak. Bu kriterleri sağlamayan platformlara ağır idari para cezaları uygulanması planlanıyor.
Detaylar ve Uygulama Takvimi Netleşiyor
Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte teknoloji şirketlerinin algoritmalarında da köklü değişiklikler yapması gerekecek. Özellikle 18 yaş altındaki tüm bireyler için bağımlılık yapıcı kaydırma mekanizmaları ile geceleri gönderilen otomatik bildirimlerin sınırlandırılması maddeler arasında yer alıyor. Ayrıca çocuklara yönelik hedefli reklam faaliyetleri de tamamen engellenecek.
Avrupa Parlamentosu ve üye ülkelerin onay sürecinin ardından yasalaşacak olan düzenlemenin, platformlara verilecek uyum süresinin bitimiyle birlikte tüm Avrupa Birliği ülkelerinde eş zamanlı olarak zorunlu hale getirilmesi bekleniyor. Üye ülkelerin kendi iç hukuklarında bu kuralları daha da katılaştırma yetkisi bulunacak.

